🐮 Maden Suyu Kan Şekerini Düşürür Mü
Kan Basıncını Düşürür. 2004 yılında yüksek tansiyon ve kalsiyum, magnezyum seviyeleri düşük olan hastalar üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda, 4 hafta düzenli maden suyu alımından sonra bu kişilerin kan basıncında düşüş olduğu gözlemlenmiştir. Kabızlığa İyi Geliyor
Eğer kokusu kötü gelirse, içine gül suyu veya lavanta damlatabilirsiniz. 8 kaşık maden suyu için 1 kaşık elma sirkesi ideal orandır. 26 Şubat 2022 / 0 Yorumlar / tarafından JoySpor Etiketler: maden suyu maskesi , maden suyu nedir , maden suyunun cilde faydaları , maden suyunun yüze faydası nedir
Limonlu su kan şekerini düşürür mü? Limonda bulunan çözünür lifler kan şekeri düzeylerini dengelemeye ve vücudunuzun şeker emilim oranını yavaşlatarak sağlıklı bir aralıkta tutmaya yardımcı olur. 100 gram limonda 2,5 gr şeker bulunur. Özetle limon ve limon suyu kan şekerini yükseltir veya düşürür diyemeyiz.
MadenSuyu Böbrek Taşı Düşürür mü? Maden suyunun içeriğinde bulunan mineraller böbrek taşlarına iyi gelirmi, taşların önlenmesi için gerekli tüm mineralleri içermektedir. Bu sayede böbrek taşlarını düşürür veya düşmesine kolaylık sağlar. Magnezyum. Bu mineral doğada oldukça az besinde bulunur.
Bu köpüklü su, kulüp sodası, soda suyu, maden suyu ve gazlı su olarak da bilinen kabarcıklı bir içecek üretir. Maden suyu dışında, karbonatlı sulara genellikle tatlarını iyileştirmek için tuz eklenir. Bazen az miktarda diğer mineraller dahil edilir. Perrier ve San Pellegrino gibi doğal köpüklü maden suları farklıdır.
ŞekeriDüşüren Yiyecekler Bu Yazımızda Şekeri Düşüren Yiyecekler, Şekeri Düşüren Besinler Nelerdir?, Şekeri Düşürmek İçin Ne Yapmak Lazım?, Kan Şekerinin Yükselmesi Belirtileri Nelerdir?, Limonlu Su Kan Şekerini Düşürür mü?, Sirke Kan Şekerini Düşürür mü?, Elma
Doğalbesin takviyeleri almak, kan şekerini düşürmek ve sağlıklı düzeyde tutmak için iyi bir yoldur. Yabanmersini, tarçın ve krom, çinko, magnezyum, kabak özü gibi içeriklerle şekerinizin seviyesini dengede tutabilirsiniz. Siyah ve yeşil çay Şekersiz yeşil ve siyah çay tüketin. Kolesterol ve kan şekeriniz için oldukça
Akşam: 1 porsiyon zeytinyağlı enginar, 1 kâse yoğurt, 1 ince dilim buğday ekmeği, 1 kâse mevsim salatası. Ara: 1 dilim çavdar ekmeği, 1 dilim dil peyniri, 1 bardak yarım yağlı süt. Enginar ve roka, posalı içerikleri sayesinde kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar. Ayrıca beslenme düzeninizde mutlaka ara öğünlere
DetoksSuyu Tarifi. 1 litre su; 3-5 dilim limon; Küçük bir parça zencefil; 2 tane çubuk tarçın; Bir tutam nane ya da maydanoz; 1 şişe maden suyu (200 ml) Yapılışı. 1 litre suyu kaynattıktan sonra maden suyu hariç tüm malzemeleri su ile karıştırın ve demlenmeye bırakın. Karışım ılıdığı zaman maden suyunu da
946VnzF. Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Seçenek Kan Şekeri Düşüren 14 Doğal Seçenek1. Düzenli Egzersiz Yapmak2. Karbonhidrat Alımını Kontrol Altına Almak3. Lif Alımını Arttırmak4. Su İçmek5. Porsiyon Kontrolü Yapmak6. Glisemik İndeksi Düşük Besinler Seçmek7. Stresi Kontrol Altına Almak8. Kan Şekerinin Ölçümünü Yapmak9. Yeteri Kadar Uyumak10. Krom ve Magnezyumdan Zengin Beslenmek11. Elma Sirkesi Tüketmek12. Tarçın Tüketmek13. Çemen Tohumu Tüketmek14. Kilo Vermek Vücudumuz kandaki şekeri hücrelere yeteri kadar iletemediği zaman kan şekeri yükselir. Bu durum kontrol edilmediğinde, diyabete kadar gidebilir. 2009’da yapılan Türk populasyon araştırmasına göre Türkiye’deki diyabet öncesi bireylerin oranı %28,7 iken %13,7’si ise diyabet teşhisi almıştır. Kan Şekerini Düşürmenin Yolları hakkında her şey yazımızda… 1. Düzenli Egzersiz Yapmak Düzenli egzersiz yapmak kilo vermeye yardımcı olduğu gibi insülin duyarlılığını da arttırır. İnsülin duyarlılığının artması kandaki glikozun hücrelere daha iyi taşınması demektir. Egzersiz kasların enerji olarak kandaki glikozun kullanılmasına ve kasların kasılmasına yardımcı olur. Eğer kan şekerinin kontrolünde sorun yaşıyorsanız, düzenli olarak kan şekerinizi ölçmeniz gerekir. Yapılan egzersize göre kan şekerinin aldığı seviyeyi bilmek de önemlidir. Ağırlık kaldırmak, tempolu yürüyüş, koşma, bisiklete binme, yüzme yapılabilecek egzersizler arasındadır. 2. Karbonhidrat Alımını Kontrol Altına Almak Vücudumuz karbonhidratı yapı taşları olan glikoza kadar parçalar daha sonra insülin hormonu yardımıyla parçalanan glikoz kanla hücrelere girer. Çok fazla karbonhidrat tüketildiğinde veya insülin hormonunun çalışmasında bir sorun olduğunda bu süreç sekmeye uğrar ve kandaki glikoz seviyesi yükselir. Amerikan Diyabet Derneği ADA besin değişimi ve karbonhidrat sayımı ile karbonhidrat alımının kontrol edilebileceğini söylemiştir. Bazı çalışmalar bu yöntemlerin öğünleri doğru bir şekilde planlamada yardımcı olarak kan glikoz seviyesini olumlu yönce etkileyeceğini söylemiştir. Yapılan çalışmalar düşük karbonhidratlı bir beslenme programının kan şekerinin düşmesinde ve ani kan şekeri düşüşlerinin önlenmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Dahası düşük karbonhidratlı beslenme kan şekerini uzun vadede kontrol altında tutmaktadır. 3. Lif Alımını Arttırmak Lif karbonhidrat sindirimini ve glikozun emilimini yavaşlatır. Bu nedenle kan şekerini kademeli bir şekilde yükseltir. Buna ek olarak tüketilen lifin türü de bu yükselmede etkilidir. İki tip lif türü vardır, çözülebilen ve çözülemeyen lif. İkisi de önemli olmakla birlikte, çözülemeyen lifin kan şekerinin düşürülmesi üzerinde etkisi vardır. Ek olarak lif bakımından zengin diyet kan şekeri kontrolünü ve sağlayarak Tip-1 diyabetle mücadelede etkilidir. Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar lif bakımından zengin besinlerdir. Günlük alınması gereken lif miktarı kadınlar için 25 g, erkekler için 38 g’dır. 4. Su İçmek Gün içerisinde yeteri kadar su içmek, kan glikoz seviyesini sağlıklı sınırlarda tutmaya yardımcı olur. Ek olarak vücudun susuz kalmasını engelleyerek, üre ile birlikte kandaki fazla glikozun böbreklerden atılmasına yardımcı olur. Düzenli olarak su içmek kanı sulandırır, kandaki glikoz seviyesini düşürerek diyabet riskini azaltır. Sıvı almak için yapacağınız en iyi tercih sudur. Şekerli ve gazlı içecekler vücudunuzun su ihtiyacını karşılayamadığı gibi kan şekerinin de yükselmesine neden olmaktadır. 5. Porsiyon Kontrolü Yapmak Porsiyon kontrolü kalori alımında ve buna bağlı olarak kilo vermede etkilidir. Vücut ağırlığını kontrol altında tutmak kan şekerini olması gereken seviyeye getirip, Tip-2 diyabet riskini azaltır. Porsiyon kontrolü yaparken dikkat edilmesi gerekenler; Porsiyonları ölçün, Daha küçük tabaklar kullanın, Açık büfe restaurantlardan uzak durun, Etiket okuma alışkanlığı kazanın ve yediklerinizin porsiyonlarını kontrol edin, Beslenme günlüğü tutun. Besinleri iyice çiğneyerek tüketin, 6. Glisemik İndeksi Düşük Besinler Seçmek Glisemik indeks, karbonhidrat içeren besinlere karşı vücudun kan şekeri yanıtını gösterir. Karbonhidratın miktarı ve çeşidi kan glikoz seviyesinin nasıl etkileyeceğini belirler. Glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmek Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastalarında uzun vadede kan glikoz seviyesi düşürür. Besinlerin glisemik indeksi ne kadar önemli olsa da tüketilen karbonhidratın miktarı da önemlidir. Glisemik indeksi düşük olan besinler; deniz ürünleri, et, yumurta, yulaf, arpa, baklagiller, bazı sebzeler lahana, karnabahar, brokoli, enginar, kereviz, patlıcan, kabak, biber, salatalık, domates, marul, kuru soğan, taze yeşil fasulye, turp, yer elması, çiğ havuç vb., bazı meyveler kiraz, vişne, erik, greyfurt, şeftali, elma, armut, çilek, böğürtlen, karadut vb. 7. Stresi Kontrol Altına Almak Stres kan glikoz seviyenizi etkileyebilir. Glukangon ve kortizol gibi hormonlar stres esnasında salgılanır. Bu hormonlar kan glikoz seviyesini arttırır. Yapılan bir çalışmaya göre egzersiz, dinlenme ve meditasyon anlamlı bir şekilde stresi azaltarak kan glikoz seviyesini düşürür. Egzersiz ve yoga gibi rahatlatan metotlar kronik diyabet hastalarında stresi azaltarak insülinin salgılanma sorununu azaltır. 8. Kan Şekerinin Ölçümünü Yapmak Kontrol altında olan, düzen içindedir. Kan glikozunu düzenli bir şekilde ölçmek, kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kontrolleri yapmak öğünlerde ve ilaçlarla düzenleme yapmaya yardımcı olur. Aynı zamanda vücudun belli besinlere karşı verdiği tepki öğrenilmiş olur. Bu nedenle her gün kan şekeriniz ölçüp bir günlük tutmak yararlı olacaktır. 9. Yeteri Kadar Uyumak Yeteri kadar uyumak vücudun sağlıklı olması için gereklidir. Yeteri kadar uyumamak ve yorgunluk da kan glikoz seviyesinde ve insülin duyarlılığında bozulmalara neden olmaktadır. Uykusuzluk büyüme hormonunun salımını azaltır ve kortizol seviyesini arttırır. Bu iki hormon da kan glikozunun kontrolünde önemli rol oynar. Dahası, iyi bir uyku önemlidir. Her gece yeteri kadar uykumuzu almamız gerekir. Kan şekerini düşürmenin yolları dır. 10. Krom ve Magnezyumdan Zengin Beslenmek Kan şekerinin yüksekliği ve diyabet aynı zamanda vitamin ve mineral eksikliğiyle de ilişkilendirilir. Krom karbonhidrat ve yağ metabolizmasıyla ilişkilidir. Kan glikoz seviyesini kontrol eder ve krom eksikliği karbonhidrat toleransına yol açabilir. Diyabet hastalarıyla yapılan iki çalışma, kromun uzun vadede kan glikozu üzerinde etkisi olduğu sonucuna varmıştır. Ancak başka bir çalışmada aynı sonuçlar bulunamamıştır. Yumurta sarısı, tam buğday ürünler, kahve, kabuklu yemişler, brokoli ve et kromdan zengin besinlerdir. Magnezyum da kan glikoz seviyesinde olumlu etkileri vardır ve magnezyum eksikliği diyabet riskinin artmasıyla ilişkilendirilmektedir. Yapılan bir çalışmaya göre magnezyum kullananların %47’sinin diyabete yakalanma riski daha azdır. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, balık, bitter çikolata, muz, avokado ve baklagiller magnezyumdan zengindir. 11. Elma Sirkesi Tüketmek Elma sirkesinin birçok yararı vardır. karaciğerden glikoz üretimini azaltarak veya glikozun hücrelere girişini arttırarak kan glikozunun düşmesine yardımcı olur. Çalışmalara göre sirke vücudun glikoza karşı yanıtını etkiler ve insülin duyarlılığını geliştirir. Elma sirkesini beslenme programınıza adapte etmenin en güzel yolu salatalara sos olarak 2 tatlı kaşığı eklemek ile olabilir. Ancak kan şekerini düşürmek için bir ilaç kullanıyorsanız en doğru olan doktorunuza danışmaktır. 12. Tarçın Tüketmek Tarçının bilinen birçok yararı vardır. Bunlardan bir tanesi hücresel seviyede insülin direncini azaltarak insülin duyarlılığını arttırır. Çalışmalar tarçının kan şekerini %29 oranında düşürdüğünü göstermektedir. Tarçın karbonhidratların sindirim yolunda parçalanmasını yavaşlatarak yemekten sonra kan glikozunun yükselmesini kontrol altına alır. Tarçının insülin üzerinde de daha yavaş da olsa benzer bir etkisi vardır. Tarçının etkili dozu günde 1-6 gram veya 1/2-2 çay kaşığıdır. Ancak tarçının çok fazla kullanılması tehlikeli olabilir. Dikkatli 13. Çemen Tohumu Tüketmek Çemen tohumu çok iyi bir çözünebilen lif kaynağıdır ve kan glikozunu kontrol etmede etkilidir. Yapılan çalışmalarda çemen tohumunun diyabetiklerde kan şekerini düşürmede etkili olduğunu gösterilmektedir. Aynı zamanda açlık glikozunun düşürülmesinde ve glikoz toleransının gelişmesinde yardımcıdır. Çemen tohumu kolaylıkla ev yapımı hamur işlerine katılabilir ve diyabetin tedavisinde kullanılabilir. Aynı zamanda çemen tohumu unu yapılabilir veya çaylara eklenebilir. Çemen tohumu diyabetlilerin rahatlıkla kullanabildiği bir ottur. Günlük 2*5 g tüketilmesi önerilir. 14. Kilo Vermek Sağlıklı bir kiloda olmak tüm hastalıkların en başarılı tedavi yöntemlerindendir. Kilo kontrolü kan şekerini düzene sokar ve diyabete yakalanma riskini azaltır. Kan şekerini düşürmenin yolları ve vücut ağırlığındaki %7’lik kayıp diyabete yakalanma riskini %58 oranında azaltır ve ilaçlardan daha etkili bir yöntemdir. Dahası bu düşüş senelerce korunabilir. Diyabet riski için en önemli faktörlerden biri ve belki de en önemlisi bel kalınlığıdır. Kadınlarda 88,9 cm ve üzeri, erkeklerde ise 101,6 cm ve üzeri insülin direnci gelişiminde, kan şekeri yüksekliği ve tip-2 diyabete yakalanma riski ile ilişkilidir. Bel kalınlığının istenilen düzeyde olması vücut ağırlığından daha önemlidir.
Tatlı yiyerek ipin ucunu kaçıran diyabet hastaları, bayramda yüksek tansiyon, kan akışkanlığının azalması, ani felç ve beyin kanaması riskleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Diyabet hastalarının; Ramazan sonrası normal beslenme düzenine geçerken dikkatli olması gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Özyurt Şafak, kan şekerini dengelemek için 15 püf noktasını anlattı... 1- DENGE SAĞLAMAK İÇİN GÜNDE 6 ÖĞÜN BESLENİN Bayramda; 3 ana öğün olarak kahvaltı, öğle ve akşam yemeği ile bunu destekleyen 3 ara öğün şeklinde beslenin. Böylece, kan şekerinizdeki iniş çıkışları önleyebilirsiniz. 2- KAHVALTIDA PASTA VE BÖREKTEN UZAK DURUN Bayram boyunca güne mutlaka dengeli bir kahvaltı ile başlayın. Kahvaltıda börek, hamur işleri, reçel ve bal gibi basit şeker içeren besinlerden uzak durun. Bu tarz besinler; hızla glikoza çevrilip kan şekerinizi yükseltir. Bunların yerine esmer ekmek, az yağlı ve tuzlu peynir çeşitleri, yumurta, tuzsuz zeytin, domates, salatalık ve mevsim yeşillikleri yiyin. 3- MEYVE TÜKETİMİNİ ABARTMAYIN Meyve tüketirken, porsiyonlara dikkat edin. Bir porsiyon meyve; bir küçük boy elma, bir orta boy şeftali, dört adet taze kayısı veya bir adet taze incire eşittir. 4- HER SAATTE BİR ATIŞTIRMAYA BAKIN Kendinizi aç hissetmeseniz de öğün atlamayın. Kan şekerinizi dengede tutmak için saatte bir, ara öğün yapmalısınız. Öğün atlamak, kan şekerinizin düşmesine ve bir sonraki öğünde daha çok yemek yiyerek boşu boşuna kilo almanıza neden olur. 5- MEYVENİN YANINDA SÜT VE CEVİZ YİYİN Ara öğünlerde, meyveyi tek başına yemeyin. Meyve de olsa, özünde şeker olduğunu unutmayın. Sadece meyve ile ara öğün yaptığınızda kan şekeriniz hızla yükselir ve aynı hızla düşer. Bu nedenle meyvenin yanında bir bardak süt, ayran ya da iki adet ceviz gibi hem protein hem yağ içeren bir besin tüketmelisiniz. Böylece, kan şekerinizin yavaş yükselmesini sağlarsınız. 6- POSALI BESİN TÜKETİN Öğünlerinizde; tam tahıllı besinler esmer ekmek, kuru baklagiller, bulgur gibi ve çiğ sebze- meyve gibi posalı yiyeceklere ağırlık verin. Posalı besinler, kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar. Öğle ve akşam yemeklerinde etli ve zeytinyağlı sebze yemekleri, esmer ekmek, bulgur pilavı gibi tam tahıllı besinlere yer verin. Şekerinizi dengede tutmak için pirinç pilavı, makarna ve börekten uzak durun. 7- DAVETE GİTMEDEN ÖNCE AZ DA OLSA BİR ŞEY YİYİN Yemeğe davetliyseniz, gitmeden önce mutlaka bir ara öğün yapın. Ziyafet sofrasında yemeği abartmamak için aç olmadığınızdan emin olun. 8- ÖĞÜN ATLAMAYIN Diyetinize her ortamda sadık kalmalı ve tatlılardan uzak durmalısınız. Bayram ziyaretiniz, ara öğün saatinize denk gelirse; en iyi ihtimalle ince bir dilim peynirli börek ve bir bardak ayran içebilirsiniz. Yemeği abartıp üç dilim baklava yerseniz; yanında şekerinizi dengelemesi için ayran veya yoğurt tüketin. "Çok yedim, akşam bir şey yemesem de olur" diye düşünmeyin. Öğün atlamadan, az yağlı sebze yemeği ve salatadan oluşan hafif bir akşam yemeği yiyin. 9- SÜTLÜ TATLI YİYİN Ziyaretlerde ikram edilen çikolata, börek, yaprak sarması ve şerbetli tatlıları geri çevirin. Porsiyonuna dikkat etmek koşuluyla; günde bir kez tatlandırıcıyla hazırlanmış sütlü tatlıları ara öğün yerine tüketebilirsiniz. 10- TATLILARA TARÇIN KATIN Tarçının kan şekerini dengeleyici özelliği olduğu bilimsel olarak kanıtlandı. Sütünüze veya light sütlü tatlınıza bir çay kaşığı tarçın ekleyebilirsiniz. 11- YARIM SAAT YÜRÜYÜN Düzenli egzersiz yapmak, besinlerle alınan şekerin vücutta kullanımına yardımcı olur ve insülin hormonunun etkinliğini artırır. Her akşam yemekten sonra 30 dakika yürüyüş yapın. 12- SARMA, DOLMA VE BÖREKTEN UZAK DURUN Yaprak sarması, zeytinyağlı dolma ve börek; hızla kan şekerini yükseltir. Bunların yerine zeytinyağlı fasulye, barbunya veya sadece küçük bir dilim peynirli börek tercih edilebilirsiniz. Baklava gibi tatlılardan uzak durmalısınız. 13- FAZLA ÇAY İÇMEYİN Diyabet hastalarında kan şekeri yüksek olduğu için sıvı kaybı da fazla oluyor. Sıcak havayla birlikte fazla miktarda içilen çay ve kahve de vücuttan atılan sıvı miktarını artırıyor. Böyle bir durumda; tansiyon yükselmesi, kan akışkanlığının azalması, ani felç ve beyin kanaması gibi tehlikeli durumlar oluşabiliyor. Bu nedenle; günde iki fincandan fazla kahve beş bardak açık çaydan fazla içmeyin. Su ve çayınıza limon eklemek de sindirime yardımcı olur. 14- BOL BOL SU Sabahtan akşam yatıncaya kadar ortalama 12 bardak su içmeye gayret gösterin. Su; metabolizmanızın ve böbreklerin sağlıklı çalışması ve vücudunuzun işlevlerini yerine getirmesi için gereklidir. 15- MEYVE SUYU YASAK! Taze sıkılmış da olsa meyve suyu içmeyin. Bir bardak meyve suyu kan şekerini çok hızlı yükseltir. Yemeklerin yanında bir su bardağı ayran tercih edebilirsiniz. Tatlandırıcılı içecekleri ise günde bir bardak tüketin. BAYRAMA ÖZEL BESLENME PLANI KAHVALTI 2- 3 dilim esmer ekmek, 30 gram az yağlı peynir, 5 adet zeytin, 1 adet haşlanmış yumurta, domates, salatalık, maydanoz, sivri biber. ARA ÖĞÜN 1 porsiyon meyve ve 2 tam ceviz içi. ÖĞLE 8 çorba kaşığı etli veya zeytinyağlı sebze yemeği, 1 kase kaymaksız yoğurt veya 1kase cacık, 2 dilim esmer ekmek veya 5-6 çorba kaşığı bulgur pilavı, salata. ARA ÖĞÜN 1 bardak ayran veya 1 dilim tatlandırıcı ile yapılmış güllaç AKŞAM 4 adet ızgara köfte veya 1 avuç içi kadar ızgara tavuk, 4 çorba kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği, 2 dilim esmer ekmek, bol yeşil salata. İKİ SAAT SONRA 1 porsiyon meyve ve 1 bardak süt. GİZLİ ŞEKER RİSK TAŞIR Diyabet diyetinde amaç; kan şekeri düzeyini normal sınırlarda tutmak, kan şekerinin yükselmesi veya düşmesini önlemek ve kişiyi ideal kilosunda tutmaktır. Açlık kan şekerinin 110-140 mg/dl arasında olması ise 'gizli şeker' olarak tanımlanıyor. Bu durum, tip 2 diyabet için potansiyel bir risk taşıyor. Bu nedenle gizli şekeriniz varsa diyabet hastaları gibi dengeli bir beslenme planı oluşturmalı ve hayatınızın her döneminde bu beslenme biçimini uygulamalısınız.
Soda içen insanlara dikkat ettiniz mi? Hepsinin ortak bir noktası var Daha yüksek kalp hastalıkları riski! Eğer siz de bu tür içecekleri, normal ya da diyet fark etmez, günde bir şişeden fazla içiyorsanız onlardan birisiniz demektir. Neden? Çünkü günde bir şişeden fazla soda içmek, kalp hastalığına yol açan risk faktörlerini yükseltmek demek! Maden suyu, soda ve gazlı içecekler hipertansiyon, kalp ve böbrek hastaları için oldukça zararlıdır. Vücutta tuzu tutan ve yüksek oranda sodyum içeren maden suyu tüketimi; daha sonra sağlıkla ilgili problemlere neden olmaması için kontrol altında tutulmalıdır. Maden suyu ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için de oldukça faydalı bir besin maddesidir. Amerikan Diyatetik Akademisi ve Amerikan Obezite Birliği maksimum günde 2 şişe, yani 600 mililitre olarak belirledi. Maden suyu fazla tüketildiğinde akut böbrek sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Obezite tedavisinde de maden suyu kullanılır ama günde bir şişeden fazla tüketmemekte fayda var. SAĞLIKSIZ ALIŞKANLIK Bu durum aslında, sorunların oluşturduğu büyük bir çığla ilintili... Bunların arasında; yüksek tansiyon, kan şekeri ve trigliseridin yanı sıra yağlanmış göbek ve düşük düzeyde iyi kolesterol de var. Bu problemlerin bütününe genellikle metabolik sendrom adı veriliyor. Peki, sodada bu kadar zararlı ne var? Aslında hiçbir şey olmayabilir. Belki de sık sık soda içen insanların başka sağlıksız alışkanlıkları vardır. Şeker ve cips gibi... Ya da egzersizlere boş vermek gibi... Yine de hem diyet hem de normal sodada vücudunuz için zararlı renklendirici ya da tatlandırıcı bir madde olabilir. Sağlıklı insanlar günde iki şişe, şişmanlar bir şişe içmeli. Kalp ve böbrek hastaları ise uzak durmalı. İç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan ise maden suyu hakkında şunları söylüyor… İçinde yüzlerce yabancı madde bulunan sentetik içecekler bu kadar çok revaçtayken, onların yerine maden suyuna yönelmek çok doğru bir şey. Soğuk maden suyu, susuzluğu gidermekte kola kadar etkili. Sıvı alımında maden sularının sağlık yönünden birçok faydası var. Ama böbrek taşı olanlar içmemeli. Kilo verme programlarında, obezitede maden suyunu tavsiye ediyorum. Normal bir kişi ortalama günde iki litre su içiyor, bunun bir litresi maden suyu olabilir. Ama su yerine maden suyu tercih edilmemeli. Maden suyu tansiyon konusunda fazla tüketildiği takdirde olumsuz etkiler göstermektedir. Yaz aylarında ya da havalar ısındığında; vücudun harareti karşısında serinlemek için tüketilen soda ya da maden suları bazen yarar yerine zarar vermektedir. Maden suyu ya da soda tansiyon düşürür mü? Sıcak hava damarları genişletir bu da tansiyon düşmesine sebep olur. Damarlar büzüldüğünde tansiyon yükselir. Özellikle havalar ısındığında; sodyum ve tuz içeren içecek ve yiyeceklerden uzak durması gerekir Soda ve maden suyu tansiyon yükselmesine neden olacağından mümkün olduğu kadar az tüketilmesi gerekmektedir. Bunun yanında doğal maden suyu vücudun ihtiyacı olan bazı eksik olan mineral ve kalsiyum gibi maddelerinde karşılanmasını sağlamaktadır. Yalnız asit ilişkisi de bulunduğundan dolayı sadece tansiyon hastalarına değil aynı zamanda ülser ve sindirim sisteminde sorunlar yaşayan hastalar için de zararlı olmaktadır. Soda ya da maden suyu sadece kalsiyum ve mineral olarak değil aynı zamanda sodyum bakımından da zengindir. Bilhassa hipertansiyon hastalarının soda ya da maden suyu tüketmemesi gerekmektedir. Aynı zamanda tüketilmesi sevilen diğer asit içeren içecekler de tüketilmemelidir. Gereksiz enerji, şeker ve kafein yüklü olan içecekler hipertansiyon hastaları için sakıncalıdır. Bu tarz içecekler fazla kullandığında zaman vücuda da olumsuz etkiler yapmaktadır. Maden Suyunun Hipertansiyon Hastalarına Zararları Avrupa ülkelerinde sofralarda su olarak kullanılan maden suyu; yer altından çıkarılan ve üretilirken içine karbon basılan içinde çözelti olarak bulunan mineraller, gaz ve elementler eklenen bileşenlerdir. Toprak üzerine çıkarken bir takım mineralleri de içine almaktadır. İçinde bulunan mineraller tansiyonu yükseltir Sıacak Havada tüketildiğinde damarlarda genişlemeye neden olur ve tansiyon yükselmesine sebep olur içinde bulunan sodyum tansiyon hastalarına zarar verir Maden suyu içinde bulunan tuz vücutta su tutuyor ve tansiyon hastalarına zarar veriyor. Tuz tansiyonun yükselmesini sağlayan etkenlerden biri olmaktadır. Fazla tükeltidiğinde; tansiyon, ülser, bağırsak hastalıkları gibi sağlık sorunları oluşmasına neden olur. Tansiyonun Gizli Düşmanı Maden Suyu Sıcak havaların damarların gevşemesine etkisi olmaktadır. Yaz aylarında tansiyon hastalarının vücutta suyu tutmaları gerekmekte. Bu da bol bol sıvı tüketimi ile sağlanmaktadır. Asitli içecekler, soda ya da maden suyu yerine taze sıkılmış mevsim meyvelerine ait sular, açık bir çay ya da ayran içilmesi daha uygun olmaktadır. Tuz, vücutta su tuttuğu için özellikle yaz aylarında altı gramdan fazla tuz tüketmemeye özen göstermek gerekiyor. Kan basıncının ve tansiyonun düşmanı olan tuz maden sularında fazla oranda bulunmaktadır. Hazır gıdalarda tuz oranı fazla olduğu için hipertansiyon nedenlerinden biri olmakta. Kalp sorunu yaşayan hastaların özellikle tuz oranını düşürmeleri maden suyu tüketmemeleri önemli bir konudur. Yüksek tansiyon hastaları için iyi gelmediğini söylediğimiz soda içerdiği mineraller sayesinde çok tüketilmediği takdirde bazen yararlı da olmaktadır. Böbrek ve yüksek tansiyon hastalarının dikkatli tüketmesi şarttır. Sıcak havalarda yüksek tansiyon hastaları için iyi gelmediği kesin olmakla birlikte, yüksek tansiyon ya da böbrek ve kalp hastaları dışında günde bir iki tane tüketilmesinde sorun yoktur. Yüksek tansiyon, böbrek ya da kalp hastalarının genel olarak düşük oranda sodyum barındıran yiyecek ve içecekleri tercih etmeleri gerekmektedir. Asit, tuz ve şeker içeren içecek ve yiyeceklerden uzak durmalı, bilinçli ve kontrol altında tutarak tüketmelidir. Maden Suyu ve Soda Arasındaki Fark Nedir ? Halk arasında maden suyu doğal mineralli su ve soda aynı anlamda kullanılmasına rağmen ikisi birbirinden çok farklıdır. Doğal maden suyu, yer altı sularından elde edilmiş mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan ilerleyerek yeryüzüne çıkar ve tamamen “doğaldır“. Soda ise, içilebilir suya yapay mineraller ve karbondioksit gazı eklenerek elde edilen “yapay” bir içecektir. İçilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit ve bikarbonat eklendiğinde soda yapmış oluruz. Maden suyu ve soda, ikisi de mideyi rahatlatma özelliğine sahiptir ancak sodanın başka hiçbir işlevi yoktur fakat maden suyu doğal bir mineral deposudur. Maden suyu içinde; bikarbonat, sülfat, klorür, kalsiyum, magnezyum, florür, iyodür, demir,potasyum ve sodyum bulundurur. Günde Ne Kadar Maden Suyu Tüketmeliyiz ? Ter, solunum, idrar ve spor ile kaybolan minerallerin takviyesi için su içmenin yanı sıra maden suyu içerek bu ihtiyacımızı karşılamış obezite birliği sağlıklı bireyler için günlük 600ml olarak belirlemiştir. Ülkemizde bazı kaynaklar günlük tüketim sınırı 2 litre, 3 litre, 2 şişe veya 8 bardak olarak yorumlanmaktadır. Fakat bilmemiz gereken nokta yazın ve kışın günlük sıvı tüketimiz aynı değil ve buna bağlı olarak da kışın 1 litre ihtiyacımız olan su yazın 3 litreye kadar çıkmaktadır. İhtiyacımız olan sıvı tüketimini maden suyu içerek karşılamamız sağlık açısından daha değerlidir. Maden Suyu ”Asitli”midir ? Halk arasında ”asitli” denilen içecekler aslında içeceğin içinde ”karbondioksit” gazı olmasıdır. Karbondioksit gazı dilimiz ile temas ettiğinde geçici olarak tat algılayıcılarını uyuşturduğu için, mineral tadı algılanmasını baskılayarak içimi kolaylaştırmak için kullanılır. Maden Suyunun Faydaları Nelerdir ? Gençler, menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaşlardakilerin günlük kalsiyum gereksinimlerini karşılar. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar, Sportif aktivitede terleme ile oluşan su ve mineral kaybını karşılar ve yorgunluğu hızla giderir, Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta mineral ihtiyacını magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi karşılar, Cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm sağlar, İçerdiği sülfat, bikarbonat iyonları sayesinde sindirim sistemi mide ve bağırsaklar ve boşaltım sistemi böbrekler ve idrar yolları fonksiyonlarını destekler ve sağlıklı kılar, Aynı zamanda dışarıdan sürüldüğünde de cildi canlandırır ve gençleştirir. Minerallerin Önemi KalsiyumKemik, diş ve kalp sağlığı, kan pıhtılaşması, sinir uyarı iletimi MagnezyumKalp, kas ve sinir sağlığı ve enerji üretimi SodyumSu-elektrolit dengesi, sindirim desteği, asit-baz dengesi, uyarı iletimi PotasyumHücre metabolizması, su dengesi FlorürDiş ve kemik sağlığı IyodürTroid bezi fonksiyonları desteği KlorürSu-elektrolit dengesi, sindirim desteği BikarbonatMide fonksiyonları, kan ve idrarda asit-baz dengesi SülfatKalın barsak fonksiyonları, safra kesesi ve fonksiyonlarının uyarılması Maden suyunun faydaları; Kemik sağlığını geliştirir; maden suyu, kemikler için en önemli mineral olan kalsiyum kaynağıdır. Vücuttaki kemik, diş vb. dokulara yaptığı katkıyla, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Günde bir bardak içilen maden suyu günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Ayrıca kalsiyum içeriği ile kemikleri kuvvetlendirerek osteoporozdan korur. Özellikle çocuklarda büyüme döneminde ve hamilelikte artan mineral ihtiyacının magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi karşılar. Vücut yağını dengeler; sülfat, bikarbonat iyonları içeriği ile vücuttaki yağı metabolize eden maden suyu, kilo kaybına yardımcı olur. Yağ yakma konusunda önemli bir takviyedir. Kan basıncını dengeler magnezyum ve kalsiyum kaynağı olan maden suyu, kan basıncında dalgalanma sorunu yaşayan insanlar için bir nimettir. Her iki mineral de insan beyninin ve vücudun elektrolitik prosesine aktif şekilde katılır. Bu elektrolitik denge, insanlardaki kan basıncının korunması için çok önemlidir. Kötü kolesterol üretimini durdurur; vücuttaki yağ oranını dengeleyen maden suyu böylece kötü kolesterol üretimine de engel olur. Kötü kolestrol yağ dokularına ve kan kılcal damarlarına ve çevresine çöker. Kılcal damarları daraltması kalp krizi riskini artıran kan basıncını artırır. Maden suyu, kılcal damarlarda kolesterol büyümesini ve birikimini engeller. Bloke kılcal yolları yeniden açar. Sindirimi kolaylaştırır; Maden suyu, sülfat içerir. Sülfatlar pankreasta lipaz ve amilaz gibi sindirim enzimleri üreten katalizörlerdir. Bu sindirim enzimleri şişkinlik ve kabızlık gibi sorunları kolaylaştırır. Mide asidini dengeler; bikarbonat içeriği ile midede bulunan asit yoğunlu ile oluşan ekşime ve yanmayı azaltır. Kas gelişimine katkı sağlar; maden suyu magnezyum ve potasyum gibi farklı minerallerin bir karışımıdır. Bu mineraller, insan kaslarının düzgün büyümesi ve işleyişi için gereklidir. Fiziksel hareketleri kolaylaştırırken, kas kasılmalarını önler. Zihinsel yorgunluğu engeller; Potasyum ayrıca bir bellek şarj minerali olarak da adlandırılır. Beyindeki elektrolitin aktif bir bileşenidir. Dolayısıyla, maden suyu kişinin hafızasını ve konsantrasyonunu artırmak için iyi bir seçenektir. Zihinsel uyanıklığı arttırır ve zihinsel yorgunluğu engeller. Cildin parlaklığını artırır; Mineral su, cilt dostu silisyum parçacıklarının taze bir kaynağıdır. Silisyum, güzel bir cildin doğal sırrıdır. İnsan derisinde kollajen üretimini tetikler. Artan kallojen oluşumu, kırışıklıkların, koyu renk lekelerin azalmasına yol açar ve cilde parlak bir görünüm verir. Ayrıca kadınların çok sık karşılaştığı sorunlardan olan selülit oluşumunu engeller. Romatoid artrite çözüm; maden suyu iltihaplı romatizmada iyileştirici etkiye sahiptir. İltihaplanmayı azaltır ve aynı zamanda iltihapla beraber gelen ağrıyı hafifletir. Aynı zamanda şiddetli kemik bozukluğunun neden olduğu eklemdeki şişmeyi de azaltır. Saçları güçlendirir; güneş, kötü hava, sayısız işlem saçları yıpratır ve kuvvetini azaltır. Maden suyu, kafa derisinin normal PH düzeyini içeriden geri yükleyerek kayıp gücü ve parlaklığı geri kazandırır. Oksijen arzını da azaltan maden suyu, her bir saç teline kuvvet verir. Aşırı maden suyu tüketimine dikkat! İçeriğinde bulunan sodyum yani tuz içeriği ile aşırı tüketildiği takdirde tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Ayrıca fazla sodyum alımı idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için kemik erimesi sorununa yol açabilir. Kalp, tansiyon ve böbrek hastalarının uzak durması gereken maden suyundan, normal kiloda bir bireyin günde iki şişe tüketmesi idealdir. Ayrıca maden suları genellikle farklı oranlarda mineral içeriklerine sahiptir. Kalsiyum ve magnezyum içerikleri düşük, sodyum içerikleri yüksek maden sularının tercih edilmesi idealdir. HİÇBİR ŞEY SUYUN YERİNİ TUTAMIYOR! Soda içmeyi seviyorsanız, bir şişe açmadan önce kendi kendinize sağlık kontrolü yapın. Tansiyonunuzu yükseltecek, kan şekerinizi, trigliserid oranınızı, bel kalınlığınızı ya da kolesterolünüzü yükseltecek başka bir şey yapmadığınızdan emin olun. Ayrıca, sizi ayıltacak bir şeyler içmek istediğinizde soda yerine çay ya da kahve için. Sıcak ya da buzlu, her ikisi de kalp sağlığını koruyan antioksidanlarla yüklüdür. Ve tabii ki, en büyük susuzluğu gidermek için, hiçbir şeyin suyun yerini tutamayacağını unutmayın
maden suyu kan şekerini düşürür mü